An itibariyle KPSS giriş belgem gelmiş bulunmakta olup beni hafiften yusuflatmış, hafiften tedirgin etmiş ve şüphelere sevketmiştir. Bayram değil seyran değil ÖSYM giriş belgesini neden ERKEN gönderdi? ÖSYM adeti olduğu üzere sınavdan iyi ihtimalle 3-5 gün önce kötü ihtimalle hiç göndermediği giriş belgelerini (bkz. KPSS, KPDS, ÜDS, ALES, LYS......) tam tamına 20 gün! (yazıyla= yirmi) önce gönderip "acaba sınav tarihini ben yanlış mı biliyorum :S" tarzı düşüncelere mağruz kalmama ve de küçük çaplı kalp krizi geçirmeme sebebiyet vermiştir.
Her zamanki gibi beynimizde dolaşan kurtçukları kovalayıp polyanna moduna dönersek, bu bir işaret olmalı! derhal çalışmalar hızlandırılmalı şu 20 günün kıymeti bilinmeli. Sıcaktan mayışan bünyeye yapılan buz takviyesiyle kısa devreler ve olası tutuşmalar önlenmeli. Uyanık kalmak için kahveden daha sert bişeyler bulunmalı malı meli malı...
Bu meşhur videoyu kaçıncı kez izlediğimi bilmiyorum. Bir yandan huzur veren, bir yandan da ürperten (yok yok bayağı tırsıtan) bir tarafı var. Abi atmış hafızaya, sınavı 10 nomero geçmiş. Böyle bi huzur, nirvanaya varmışçasına suratına yapıştırdığı Mona Lisa gülüşü, montunun fermuarını çekerkenki rahatlığı, muhabirin omzuna hafifçe dokunması...
Zaman çok çabuk geçmeye başladı, fonda yusuf yusuflamalar... :D paniklememeye çabalıyorum mümkün olduğunca, çünkü biliyorum ki azıcık paniklersem bir çuval inciri rezil edeceğim.
Kendimi rahatlatmak için izliyorum bu videoyu. Yahu korkulacak zor bi sınav mı ki, adam atmış hafızaya takır takır yapmış soruları, al işte sınavı da 10 nomero geçmiş, beyin bedava( buradaki a kısa) sonuçta, at hafızaya gir sınava, yap-çık... bu kadar basit! İlahi Ceren korktuğun şeye bak! beynin var ne diye hammallık yapasın ki? :))) (usb girişi var mübarek)
Gerekeni yapacağız artık :D
ps. Bu arada deli gibi merak içerisindeyim abimiz atandı mı??? Atanmadıysa da şu anda ne durumda?
KPSS yüzünden okulların kapanmasına 2 hafta kala yazılılar ve kitap bittiği için ücretliyi bırakma kararı aldım. Veda etmeyi beceremeyen biri olarak, gideceğimi son güne kadar söyleyemedim yavrulara... Son gün söylersem daha az üzülürler diye düşündüm... ağlayanlar, neden gitmek zorunda olduğumu anlamak istemeyenler...
Yarım dönem... sadece yarım dönem birlikteydik, ne zaman alıştık birbirimize bu kadar ? En zoru, o minicik yüreklerin gözlerinden akan yaşlara bakıp onları teselli etmek, kendi gözyaşlarını içine akıtmak... çocuk, boğazım düğüm düğüm... hoşçakal...
ma chambre a la forme d'une cage (odam kafes gibi)
le soleil passe son bras par la fenêtre (pencereden bi parça güneş geliyor) les chasseurs à ma porte (kapımdaki avcılar) comme les p'tits soldats (küçük askerler gibi) qui veulent me prendre (beni almak isteyen)
je ne veux pas travailler (çalışmak istemiyorum) je ne veux pas déjeuner (yemek yemek istemiyorum) je veux seulement l'oublier (sadece unutmak istiyorum) et puis je fume (sonra sigara içiyorum)
déjà j'ai connu le parfum de l'amour (aşkın kokusunu önceden öğrendim) un million de roses n'embaumerait pas autant (bir milyon gül beni o kadar etkileyemezdi) maintenant une seule fleur dans mes entourages (şimdi çevremde tek bir çiçek) me rend malade (beni hasta ediyor)
je ne veux pas travailler je ne veux pas déjeuner je veux seulement l'oublier et puis je fume
je ne suis pas fière de ça (bununla gurur duymuyorum) vie qui veut me tuer (beni öldürmek isteyen yaşam) c'est magnifique être sympathique (sempatik olmak pek şahane) mais je ne le connais jamais (ama ben hiç bilmiyorum)
je ne veux pas travailler non je ne veux pas déjeuner je veux seulement l'oublier et puis je fume
je ne suis pas fière de ça vie qui veut me tuer c'est magnifique être sympathique mais je ne le connais jamais
je ne veux pas travailler non je ne veux pas déjeuner je veux seulement l'oublier